HABERLER
 
KÜRESEL HÜKÛMET ZİRVESİ 2017
20.2.2017

 




Küresel Hükûmet Zirvesi 2017 Sayın Peter ONG'un ev sahipliğinde 10-11 Şubat 2017 tarihlerinde Singapur'da gerçekleştirilmiştir. Zirveye 14 farklı ülkeden 30'u aşkın katılımcı iştirak etmiştir. 

Katılımcılar toplam 5 farklı oturumda bilgi ve deneyimlerini paylaşmıştır:

10 Şubat 2017 Cuma

Dirençli bir ekonomik ilerleme modeli bulma: Özellikle son dönemde hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin mali ve ekonomik olarak kritik bir dönemden geçmesi bu konuya olan önemi artırmıştır. Bu oturumda genel olarak ülkelerin karşılaştıkları yapısal ekonomik problemlerin neler olduğu ve bunlara getirdikleri çözümler, doğal kaynaklara zarar vermeden kaynaklardan nasıl yararlanılabilir, ülkeler yolsuzlukla nasıl mücadele ediyor gibi tartışmalar yapılmıştır.

TR: Ekonomideki kırılganlıkları azaltmak, sürdürülebilir büyümeyi temin etmek amacıyla Hükümetimizce çok çeşitli tedbirlere başvurulmaktadır. Onuncu Kalkınma Planı çerçevesinde hazırlanan 25 adet öncelikli dönüşüm programında üretimde verimliliğin artırılması, ithalata bağımlılığın azaltılması, yurtiçi tasarrufların artırılması, iş ve yatırım ortamının geliştirilmesi, kayıt dışı ekonominin azaltılması, kamu harcamalarının rasyonelleştirilmesi gibi dirençli bir ekonominin temini için birçok program ve eylem planı yer almaktadır.  Ayrıca Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Yüksek Planlama Kurulu, Yatırım Ortamını İzleme ve Koordinasyon Kurulu gibi çeşitli kurullar eliyle önemli ekonomik tedbirlere imza atılmaktadır. Başbakanlıkça çalışılan yatırım ortamının iyileştirilmesine ilişkin çeşitli maddeleri içeren yasa Ağustos 2016’da yayımlanmıştır. Bunun yanı sıra yatırımlarda bürokrasinin azaltılması ve yatırım yeri temini ile ilgili olarak çalışmalar sürmektedir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da cazibe merkezleri programı oluşturularak 23 ilde çeşitli teşvik uygulamaları yatırımcılara sunulmaktadır. Yolsuzlukla mücadele konusunda Saydamlığın Artırılması ve Yolsuzlukla Mücadelenin Güçlendirilmesi ile İlgili 2016/10 Sayılı Başbakanlık Genelgesi yayımlanmıştır. Genelge ekinde yer alan ve 2016-2019 yıllarını kapsayan eylem planı takip edilmektedir.

11 Şubat 2017 Cumartesi

Çeşitlilik İçeren Toplumlarda Sosyal Uyumun Sağlanması: Bu oturumda özellikle kitlesel göç hareketlerinin sıklıkla gerçekleştiği günümüzde dinsel, ırksal, kültürel farklılıklar içeren toplumsal yapıda sosyal uyumun ne şekilde sağlanacağı, olası riskleri azaltacak ve farklılıkları kazanıma dönüştürmede hükümetin rolü (mevzuat yapımı, hizmet sunumu, yeni teşkilatlanma vs.) tartışılmıştır. Göç hareketleri suç olaylarında artış, toplumsal huzursuzluk, aşırı milliyetçi yaklaşımların yükselmesi ve siyasi istikrarsızlıkların baş göstermesi gibi riskleri barındırmaktadır.

TR: Ülkemiz çok kültürlü ve çeşitlilik gösteren bir sosyal yapıya sahiptir. Son dönemde 3 milyondan fazla Suriyeli göçmene de ev sahipliği yapmaya başlanılmıştır. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Ülkemizin göç politika ve stratejilerini belirleme, uygulanmasını takip etme, göç alanında strateji belgeleri ile program ve uygulama belgelerini hazırlama çalışmalarını yürütme amacıyla yakın zamanda kurulmuştur. Suriyeli sığınmacılar için AFAD tarafından 10 ilde 26 barınma merkezi kurulmuştur. Geçici misafir statüsündeki sığınmacıların topluma kazandırılması için birçok sosyal proje hayata geçirilmektedir. Şu ana kadar 12 milyar dolardan fazla harcama yapılmıştır. 2016 yılı Ulusal Programı eylem planı çerçevesinde Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi (2016-2021) ile I. Aşama Eylem Planı (2016-2018) ile İlgili 27/04/2016 Tarihli ve 2016/10 Sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı yayımlanmıştır. Geleneksel irfan merkezleri ile cemevlerine hukuki statü tanıyacak ve bu mekânların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde gerekli mevzuat düzenlemesi hazırlanmıştır.

Katılım ve açık yönetim aracılığıyla güven inşası: Bu oturumda seçmenlerin hükümete duydukları güveni ve katılımcılığı artıracak dijital teknolojilerden ve kamuoyu katılım tekniklerinden hükümetlerin nasıl yararlandıkları tartışılmıştır. Günümüzde birçok kamu kurumu, özellikle yerel yönetimler vatandaşlarla sosyal medya üzerinden doğrudan iletişime geçmekte, anket yapmakta, görüş ve öneri almakta; bunları karar alma süreçlerinde kullanmaktadır.

TR: Ülkemizde son dönemde katılımcılığın artırılması ve açık yönetim konusuna büyük önem verilmektedir. 2016-2019 yıllarını kapsayan e-Devlet Stratejisi ve Eylem Planında Başbakanlık koordinasyonunda gerçekleştirilecek stratejik amaçlardan biri katılım ve şeffaflığın artırılmasıdır. Bu minvalde kamu hizmetlerinin iyileştirilmesinde kullanıcıların katılımının artırılması; açık veri portalinin oluşturulması; kamu verilerinin açık veriye dönüştürülerek paylaşılması; mevzuat katılımcılık portalinin oluşturulması gibi somut eylemler önümüzdeki 3 yıl içerisinde tamamlanacaktır. 2015-2018 yıllarını kapsayan Bilgi Toplumu Stratejisinde de benzer eylemler bulunmaktadır.

Hükümet politikalarında stratejik tutarlılık elde edilmesi: Birçok ülkede dikey teşkilatlanma modeli bulunmaktadır ve bu model çok sayıda problem yaratmaktadır. Hükümetler bu sorunu çözmek adına politikaların merkezi olarak yapılması, merkezi bütçe, bakanlık komiteleri ve birimler arası takımların kurulması, kapsayıcı hükümet planları yapılması gibi yollara başvurmaktadır. Bu oturumda koordinasyon ve işbirliği sağlamak için gerçekleştirilen bu stratejilerin artıları eksileri tartışılmıştır.

TR: Ülkemizde Hükümet politikalarında stratejik tutarlılık ve uyumlaştırma konusunda yüksek hassasiyet gösterilmektedir. Merkezi olarak üst politika metinleri oluşturulmakta ve buna bağlı olarak alt politikalar şekillendirilmektedir. Beş yıllık yapılan Kalkınma Planları ve buna bağlı olarak hazırlanan Orta Vadeli Programlar, Yıllık Programlar, Hükümet Programları ve sektörel planlar Başbakanlık tarafından takip edilmektedir. Ayrıca Başbakan ve Bakanlarca oluşturulan Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Yüksek Planlama Kurulu, Para Kredi Koordinasyon Kurulu gibi üst kurullar da stratejik tutarlılık ve uyumlaştırma konusunda asli rol oynamaktadır.

“Büyük Veri” yönetiminde Hükümetin Rolü: Hem işletmeler hem de devlet ekonomik büyümede ve hizmet sunumunun geliştirilmesinde oldukça önemli hale gelen büyük veri ve analizi konusuna eğilmektedir. Ancak çok az sayıda hükümet, özel sektör ile kamu sektörünü bir araya getirerek bu potansiyeli ekonomik ve sosyal yarara çevirmeyi başarmıştır. Bu oturumda, genel olarak “hükümetler devlet sırrı, ticari sırlar ve kişisel verileri gözeterek büyük ve açık veriden nasıl yararlanabilir?” konusu tartışılmıştır.

TR: Büyük veri hem ulusal hem de uluslararası platformlarda oldukça sık öne çıkan bir kavramdır. 2016-2019 Ulusal e-Devlet Stratejisi ve Eylem Planında “Kamuda Büyük Veri ve Nesnelerin İnterneti Politikalarının Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması” hedefi yer almaktadır. Farklı kamu hizmet alanlarında (eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, ulaşım, vergi, çalışma hayatı, güvenlik vb.) ortaya çıkan ihtiyaçlar dikkate alınarak büyük veri ve nesnelerin interneti kullanılarak sağlanabilecek yararlar ve sunulabilecek yeni kamu hizmetleri belirlenecek ve mevcut kamu hizmetleri iyileştirilecektir. Kamu kurum ve kuruluşlarında yoğun miktarda üretilmekte olan büyük miktardaki veriler üzerinden çeşitli analizler yapılarak ve büyük veri analitiği ile işlenerek, kamu hizmetlerinde verimliliğin artırılması, karar destek mekanizmalarına katkıda bulunulması ve kamu sektöründe verilen kararların ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi sağlanacaktır.

2015-2018 Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı 49 nolu eylemde “Kamuda Büyük Veri Pilot Uygulaması Gerçekleştirilmesi” ve 64 nolu eylem ile “Kamu Bulut Bilişim Altyapısı Oluşturulması” hedeflenmektedir. Ayrıca Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından Kamu Entegre Veri Merkezlerinin Kurulması ve Uygulamaya Alınması için ihaleye çıkılmıştır. Bununla birlikte yine eylem planı kapsamında 2018 yılına kadar Başbakanlıkça “Elektronik Veri ve Belge Paylaşım Altyapıları” oluşturulacaktır. Tüm bu tedbirler büyük verinin sağlayacağı sosyal ve ekonomik potansiyeli açığa çıkarmak için alınmaktadır.